Tıp Alanında Bir Devrim; Aşılar

Görünmez Düşmanlarla Savaşmak
1 / 9

1. Görünmez Düşmanlarla Savaşmak

Dünya ve insanlık tarihinde teknolojiden, günlük yaşama birçok buluş ve icat vardır. Ancak bunlardan biri var ki hastalıklarla verilen uzun, yorucu ve zorlu mücadelenin hikayesini anlatır. Tarihin farklı dönemlerinde salgın hastalıklar milyonlarca insanın yaşamını etkileyerek toplumların yapısını değiştirmiş, ekonomileri sarsmış ve kimi zaman imparatorlukların kaderini belirlemiştir. Veba, çiçek hastalığı, kolera, kızamık ve çocuk felci gibi hastalıklar, yüzyıllar boyunca insanlığın en büyük korkuları ve önlenmesi zor hastalıkları arasında yer almıştır.

Bu gözle görünmesi zor hastalıklar yüzünden insanlar, yüzyıllar boyunca salgınların neden ortaya çıktığını tam olarak anlayamadı. Gelişen mikroskop teknolojileri ile mikroorganizmaların varlığı bilinmeden önce bu tür salgınlar dinsel düşüncelerle harmanlanıp; lanet, artan günah gibi doğaüstü ve tanrısal güçlerle ya da hava durumları ile açıklanamayan olaylarla ilişkilendiriliyordu. Ancak bilimin gelişmesiyle birlikte insanlık, görünmez düşmanlarının kim olduğunu keşfetmeye başladı. Bu keşifle birlikte, tıp tarihinde yeni bir çağın kapıları açılmış oldu.

Aşı biz insanların geliştirdiği en etkili biyolojik savunma araçlarından biri oldu. bireyleri koruyan, toplumların sağlığını güvence altına alan, salgınların yayılmasını engelleyen ve milyonlarca hayatı kurtaran bilimsel başarıydı. Bugün bizlere sıradan gelen birçok çocukluk hastalığı, geçmişte binlerce insanın ölümüne veya kalıcı sakatlıklar yaşamasına neden oluyordu. Aşıların geliştirilmesiyle birlikte bu tablo büyük ölçüde değişti.

Elbette aşı bir anda ortaya çıkan bir icat değildi. Uzun süren çalışmalar ve toplanan bilgiler ışığında birden fazla ismin sayesinde bulunmuştu. Çin'deki erken uygulamalardan Osmanlı'daki çiçek aşısı yöntemlerine, Lady Mary Wortley Montagu'nun gözlemlerinden Edward Jenner'ın devrim niteliğindeki çalışmalarına kadar uzanan bu hikâye, farklı kültürlerin ve bilim insanlarının ortak çabasının ürünüdür. Daha sonra Louis Pasteur gibi birçok araştırmacı bu mirası geliştirerek modern aşı biliminin temellerini atmıştır.

Dünyayı değiştiren buluşlar ve icatlar adlı dergimizin sonuna yaklaşırken aşıların ortaya çıkışını ve gelişimini kronolojik bir yolculukla ele alarak, ilk uygulamalardan modern laboratuvarlara, çiçek hastalığından çocuk felcine, toplumsal bağışıklıktan geleceğin mRNA teknolojilerine kadar uzanan bu hikâyeyi sizlere 14.sayımızda sunmaya çalışacağız.

Bugün ortalama yaşam süresinin uzamasında, çocuk ölümlerinin azalmasında ve salgın hastalıkların kontrol altına alınmasında aşıların payı büyüktür. Bu sayfaları çevirirken, görünmez düşmanlarla verilen mücadelenin nasıl başladığını ve bilimin insanlığa nasıl güçlü bir kalkan sunduğunu birlikte keşfedeceğiz.

Keyifli okumalar ve sağlıklı günler dileriz...

Sonraki