Şair Ruhlu Yönetmen: Andrei Tarkovsky
Andrei Tarkovsky şairane anlatım tekniği ile sinema tarihine damga vurmuş Rus bir yönetmendir. Filmlerini izlerken duygulanmamak, hayran kalmamak elde değildir. Çünkü; izleyiciyi sıkan düz bir hikaye anlatımı yerine daha kırılgan, sade ama zamanın, hafızanın ve insan ruhunun derinliklerine davetkâr bir taleple seslenen çağrışımlarda bulunur. Doğup büyüdüğü Sovyetler Birliğinin politik, toplumsal ve kültürel yapısını filmlerinde görmek mümkündür. Tarkovsky, birçok sinema eleştirmeni tarafından tüm zamanların en büyük yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Onun sineması, sabır isteyen ama karşılığında benzersiz bir deneyim sunan, harcadığınız zamanın karşılığını veren bir yolculuktur.
1932 yılında Sovyetler Birliği'nde doğan Andrei Tarkovsky, ünlü Rus şair Arseny Tarkovsky'nin oğluydu. Edebiyat ve sanatla iç içe büyüyen yönetmen, Moskova Devlet Sinema Enstitüsü'nde eğitim aldı. 1956 yılında ilk kısa metraf filmi The Killers'ı çekti. 1960 senesinde okuduğu sinema okulu mezuniyeti için çektiği "The Steamroller and Violin" Türkçe'si “Yol Silindiri ve Keman” olan ilk filmine imza attı. Aynı zamanda film, Tarkovsky'in tamamen Sovyet topraklarında geçen tek filmidir. 1962 yılında çektiği ilk uzun metraj filmi "Ivan's Childhood" (İvan'ın çocukluğu) ile uluslararası dikkatleri üzerine çekti. Ardından gelen filmleriyle yalnızca Sovyet sinemasının değil, dünya sinemasının da en özgün isimlerinden biri hâline geldi. Bu film kendisine Venedik Film Festivalinde, Altın Arslan Ödülünü kazandırmıştır. 1966 yılında çektiği “Andrei Rublev” filmiyle Dönemin Sovyet Hükümetinin tepkisini çekmiş ve Cannes de gösterime girdikten bir yıl sonra filmin sovyetlerde yayınlanmasına ancak izin verilmiştir.
Tarkovsky'nin Sovyet Hükümetiyle yaşayacağı ilk sorunlar ve baskılar bununla sınırlı değildi ve 1980'li yıllarda giderek artan Sovyet sansürü nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalmış ve yaşamının son dönemini Avrupa'da geçirmiştir. 1986 yılında İsveç'te "The Sacrifice" isimli son filmini çektikten sonra aynı yıl hayatını kaybetmiştir.
Tarkovsky'nin sineması ve Dünya Sinemasına Etkisi
Birçok Yönetmenin takıntılı olduğu temalar gibi Tarkovsky'ninde sürekli olarak filmlerinde kullandığı belirli temalar mevcuttu. Ancak Tarkovsky'nin temaları daha şairane ve felsefiydi. Filmlerinde ölüm, aidiyet, maneviyat, fedakarlık, varoluş, inanç, hafıza ve zaman gibi derin, cesur ve düşündürücü konuları seçmiştir. Özellikle zamanı kullanış biçimi onu diğer yönetmenlerden ayıran en önemli özelliğidir. Yavaşça hareket eden kamerayla birlikte izleyici tüm atmosfere hakim olur. Yağmur, su birikintileri, sis, rüzgâr, ateş gibi doğa unsurları Tarkovsky'nin görsel dilinin ayrılmaz parçalarıdır. Çevre sesleri ve mekanların bıraktığı tarihsel izler sürekli olarak tekrar eder. Böylelikle izleyici filmin ruhunu yakalayarak duygusal ve düşünsel deneyimlerle baş başa kalır. Bu yaklaşımı Tarkovsky için benzersiz bir sinema dili yaratmıştır.
Andrei Tarkovsky'nin etkisi yalnızca Rus ya da Sovyet sinemasıyla sınırlı kalmamış, dünya sinemasının gelişiminde de önemli bir rol oynamıştır. Özellikle sanat sineması, felsefi sinema ve modern bilimkurgu türlerinde çalışan yönetmenler üzerinde derin izler bırakmıştır. Uzun plan çekimleri, şiirsel anlatımı ve görsel metaforları ile sinemanın düşünsel ve ruhsal bir sanat formu olabileceğini göstermiştir. Günümüzde birçok yönetmen, Christopher Nolan, Denis Villeneuve, Lars von Trier, Terrence Malick ve Alejandro González Iñárritu gibi yönetmenlerin eserlerinde Tarkovsky'nin etkilerini görmek mümkündür. Tarkovsky'nin filmleri, insan ruhunu, inancı, hafızayı ve varoluşu merkeze alan anlatımıyla aradan geçen onlarca yıla rağmen, onun sinema sanatının düşünsel sınırlarını genişleten bir sanatçı olduğunu göstermektedir.
Aldığı Bazı Ödüller Ve Onurlar
Tarkovsky kariyeri boyunca birçok uluslararası ödül kazandı ve ölümünden sonra özellikle kendi memleketinde etkisi daha da büyüdü.
Öne çıkan başarılarından bazıları:
- Ivan's Childhood ile Venedik Film Festivali Altın Aslan
- Andrei Rublev ile uluslararası eleştirmen ödülleri
- The Sacrifice ile Cannes Film Festival'nde ödüller
- Dünya sinema tarihinin en etkili sanat yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmesi ve klasikleşmesi
Ayrıca yaşamı süresince Sovyet dönemlerinde sansürle mücadele etmiş olsa da, ölümünden sonra Rus kültürünün en önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilmiş ve Rusya tarafından birtakım onurlara değer görülmüştür. Bunlar:
- Rus sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri olarak resmî kültürel miras içinde yer alması
- Adına müzeler, kültür merkezleri ve sinema etkinlikleri düzenlenmesi
- Rusya'da sinema eğitimi veren kurumlarda eserlerinin temel kaynak olarak okutulması
- Dünya sinemasına yaptığı katkılar nedeniyle ulusal sanat sembollerinden biri kabul edilmesi
Tam Filmografisi
Kısa Filmler
- The Killers (1956)
- There Will Be No Leave Today (1959)
- The Steamroller and the Violin (1960)
Uzun Metraj Filmleri
- Ivan's Childhood (1962)
- Andrei Rublev (1966)
- Solaris (1972)
- Mirror (1975)
- Stalker (1979)
- Nostalghia (1983)
- The Sacrifice (1986)
İlk kez Andrei Tarkovsky izleyecek iseniz size önerim sırasıyla; Stalker (1979), Ivan's Childhood (1962), The Sacrifice (1986) izlemeniz.
Tek cümleyle Andre Tarkovsky'i anlatmak gerekir ise “Kendisi sinemayı hikâye anlatma aracı olmaktan çıkarıp zaman, hafıza ve ruh üzerine işlenen bir düşünsel deneyime dönüştürmüştür.”

