Gölgede kalan efsane
4. Ringin Ötesinde Bir Efsane
Bert Assirati’nin güreş kariyeri elbette unutulmazdı, ancak onu farklı kılan ve efsaneleştiren şey yalnızca ringdeki üstünlüğü değildi. O, sporun her alanında kusursuzluk arayan bir karaktere sahipti. Disiplin, kendini aşma arzusu ve sınır tanımayan fiziksel yetenekleri, onun yaşam tarzını şekillendirdi.
Güreşe başlamadan önce Assirati, profesyonel bir vücut geliştiricisiydi. Henüz 20 yaşındayken İngiltere’de düzenlenen birçok “strongman” ve “bodybuilding” yarışmasında yer aldı. Bu dönemde kullandığı antrenman yöntemleri, modern spor bilimi açısından oldukça dikkat çekiciydi. Ağırlık antrenmanlarını, jimnastik hareketleriyle birleştiriyor günlük programında sabah koşusu, güç antrenmanı ve esneme rutinlerine yer veriyor, beslenmede tamamen doğal ürünleri tercih ediyor, alkol ve sigaradan uzak duruyordu. Bu sayede, döneminin sporcuları arasında hem güçlü hem de çevik olabilen nadir atletlerden biri haline geldi.
Antrenmanlarını titizlikle planlar, rakiplerinin stillerini analiz ederdi. Bir maç öncesi haftalarca rakibinin eski görüntülerini izler, en küçük teknik açığı bulmak için çalışırdı. Ona göre güreş, yalnızca kas gücü değil, aynı zamanda bir “zeka savaşı”ydı.
1930’lu yıllarda Bert Assirati sadece ringlerde değil, sirkte ve özel gösterilerde de sahne aldı. “İngiltere’nin En Güçlü Adamı” unvanıyla sahneye çıktığında, 250 kiloluk demir çubukları bükme, Zincirleri koparma, İnsanları havada taşıma gibi gösteriler yapardı. Bu performansları, onu İngiltere’de popüler kültürün bir parçası haline getirdi. O dönemin Çocukları için bir kahraman, yetişkinler içinse insan vücudunun sınırlarını zorlayan bir ilham kaynağıydı.
Bert Assirati, yaşamı boyunca “disiplinin başarıdan değerli olduğu”na inanıyordu. Güreşi bıraktıktan sonra da antrenman yapmayı hiç bırakmadı; 60 yaşında bile günde iki kez çalıştığı biliniyordu. Öğrencilerine her zaman şu öğüdü verirdi:“Bir gün kazandığın güç seni terk eder, ama iraden kalır. İrade seni yeniden güçlü kılar.” Ring dışında sade, mütevazı ve sessiz bir yaşam sürdü. Popülerliğini hiçbir zaman gösterişe çevirmedi. Onun için gerçek başarı, kendini geliştirmekti, başkalarını geçmek gösteriş yapmak değil.

