Atatürkçülük ve Mutlak Kayyum!

Atatürkçülük ve Mutlak Kayyum!

Geçmiş Kurban bayramınız kutlu olsun sevgili okurlar. Farkındayım çoğumuz o bayramı hayal ettiği gibi yaşayamadı bile hatta kurban bayramı kurbansız bir şekilde kutlandı çoğu hânede. Birde bayram öncesi yaşananlar var tabi... Türkiye Cumhuriyetinin tarihine kara bir leke olarak kazınan anlar. İnancı olsun veya olmasın bu ülkede bayramlar sevgi, barış ve dayanışma günleridir. Ancak son yıllarda iyiden iyiye sevgi, barış ve dayanışma bizden uzaklaşmış gibi gözüküyor.

************************************************

Bayram öncesi CHP genel merkezinde yaşananları çoğumuz gözleri dolarak seyretti belki. Üstelik bu gözleri dolanlar sadece CHP seçmeni değildi. Bu ülkede Demokrasiye inanan, Cumhuriyete, Atatürk İlke ve İnkılaplarına inanan insanlardı. Adeta ünlü "sendemi Brutus" sahnesini yaşadık. Seksen darbecileri gibi yıllarca kendilerini Atatürkçülük maskesi altında gizleyen sahtekârların Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiyi nasıl işgal ettiğini ve geçen seçimlerin bilerek kaybedilerek umutlarımızın söndürülmeye çalışıldığının farkına vardık. Aslında Kılıçdaroğlunun partinin yapısını bozduğunun farkındaydık çoğumuz ama bildiğiniz üzere denize düşen yılana sarılır misali arkasından gittik çoğumuz. Yıllardır Anayasamızın birden çok kez ihlal edildiğine tanıklık ettik. Tekrar Anayasa ihlal ediliyor ve AYM yine bu konuda gerekli işlemleri sorumlularına başlatmaktan aciz durumda. Mutlak butlanla CHP binasına girerek adeta düşman bir ülkeye veya Terör örgütüne saldırır gibi yapılan bu operasyon kabul edilemez. Durum artık partiler üstü bir duruma evrilmiş durumda. Özellikle son zamanlarda Polisin topluma uyguladığı orantısız şiddet hat safhaya çıkmış iken. 

Tüm bu yaşananların ve verilen mahkeme kararlarının hukuk dışı olduğu ortadayken, Kemal Kılıçdaroğlu o koltuğa geçerek halkın ve CHP tabanının desteğini alıcağını zannediyor ise çok büyük bir yanılgı içerisinde demektir. O koltuk atanmışların değil, seçilmişlerin koltuğudur. O koltuk Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı kalanların, kendi hür iradesiyle haraket edenlerin koltuğudur. Ve siz sayın Kılıçdaroğlu bu koltuğa hukuksuz bir şekilde oturarak ihanet ettiniz. Eğer geçtiğimiz seçimde aldığınız %48 oya güveniyorsanız halkın tutunacak bir dalı olmadığı için o oyu aldığınızı unutmayın! Adamlar grubunun eserinde söylediği gibi "UTAN UTAN UTANMAYAN İNSAN OLURMU LAN!".

Atatürkçülük öyle canınız istediği vakit takıp, istediğiniz vakit çıkartıp yere atacağınız bir rozet değildir. Hele ki yıllar boyu üzerinden prim kasarak, yer işgal ederek gezip sonrada kemal beyler gibi rüzgarda bir sağa bir sola savrulan içi boş bir poşetin taşıyacağı bir rozet hiç değildir! Bir ağaç gibi kök salmak gerekir o rozeti taşıyabilmek için. Atatürkçülük gönül verdiğin davaya bağlılık gerektirir, vatanına ve halkına ihanet etmemektir, Hür ve bağımsız olmaktır Atatürkçülük, insanları giyimiyle, inancıyla, cinsiyetiyle, düşüncesiyle yargılamak değil, insanı insan yapan değerlerle kucaklamaktır gerçek Atatürkçülük. Kendi pis çıkarları için hareket eden bencillere Atatükçü denemez! 

Ancak durum ne kadar vahim olursa olsun Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe hitabesinde dediği gibi sevgili okurlar; 

"İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içerisinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlarını müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler... Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

************************************************

Bu ülke ve milleti bunları hiç ama hiç hak etmiyor. Özellikle ekonominin durumunu ve artan şiddet olaylarını hesaba katarsak gün farklılıklarımızı, görüş ayrılıklarımızı ve en önemlisi kişisel hırs ve ihtiraslarımızı bir kenara koyup topyekun birlik olmak ve Atatürk İlke ve İnkılaplarına geri dönmektir. Türkiye'yi tekrar aydınlığa kavuşturacak olan budur.