Gölgede kalan efsane
2. Kimdir bu Bert Assiratti
İsminden de anlaşılacağı gibi kendisinin İtalyan kökenli olduğunu düşünmekte hata etmeyiz. Çünkü Büyükbabası, 1870'li yıllarda İtalya’dan ingiltere’ye göç etmiştir. Bartolomeo Bert Assiratti, 9 Temmuz 1908'de Londra da dünyaya geldi. Kendisi, büyükbabası Bartholomew Assirati'nin adını almıştır. Çocuk yaşlardan itibaren sıra dışı bir fiziksel yapıya sahipti; kuvvet, çeviklik ve disiplin onun hayatının temelleriydi. Spora vücut geliştirme ile başladı, kısa sürede İngiltere’nin en güçlü adamlarından biri olarak tanındı. Ancak onu efsaneleştiren yer, halter değil ring oldu.
Assirati, profesyonel güreş kariyerine 1920’lerin sonunda adım attı. O dönemde Avrupa güreş sahnesi daha çok “catch wrestling” tarzına dayanıyordu sert, teknik, gerçek bir mücadele anlayışı. Bert, bu tarzı benimsemekle kalmadı, onu yeniden tanımladı. Zekâsını ve fiziğini birleştirerek seyircinin alışık olmadığı hızda ve çeviklikte hareketler sergiliyordu. Yalnızca bir kuvvet adamı değil, aynı zamanda bir stratejistti.
Ringdeyken rakiplerine asla kolay galibiyet vermezdi. Güreş dünyasında adı “The British Hercules” olarak anılmaya başlandı. 250 kilodan fazla ağırlık kaldırabilen bir güç, fakat aynı zamanda jimnastikçi çevikliğine sahipti. Bu özellik dönemin çoğu güreşçisinde yoktu.
Assirati, İngiltere’nin yanı sıra Avrupa ve Amerika’da da yüzlerce maça çıktı. 1938’de Avrupa Şampiyonu unvanını kazandı ve sonraki yıllarda defalarca başarılarını tekrarladı. Ancak o hiçbir zaman sadece kupalarla tanınmadı onun esas mirası, hiçbir rakibe boyun eğmeyen kişiliği oldu.
Döneminin bazı güreşçileri onunla ringe çıkmaktan çekinirdi. Çünkü Assirati’nin tarzı gösteriden çok gerçek dövüşe yakındı; rakipleri ringe çıktıklarında neyle karşılaşacaklarını tam olarak bilemezdi. Bu da onu hem saygı duyulan hem de çekinilen bir isim haline getirdi. Ring dışında ise sade bir hayat sürerdi. Disiplin, antrenman ve çalışkanlık onun üç temel ilkesiydi. 1950’lerin sonunda aktif güreşi bıraksa da, ismi “gerçek güreşin sembolü” olarak yaşamaya devam etti.

