Bir Avuç Siyah Toz
3. Barutun Dünyaya Yayılışı
Bu bir avuç siyah toz ticaret ve savaşlar ile dünyaya açılmaya başladı. 13.yüzyılda Cengiz Han ve ardılları tarafından kurulan Moğol İmparatorluğu, tarihin en geniş kara imparatorluklarından biriydi. Moğollar feth ettikleri topraklarda karşılaştıkları toplumların teknolojilerini de öğreniyor ve imparatorluğun farklı bölgelerine taşıyorlardı. Böylece Çin’de kullanılan barutlu silahlar ve patlayıcı teknikler, Moğol orduları aracılığıyla Orta Asya’ya ve Batı’ya doğru yayılmaya başladı.
Moğollardan sonra Barut, kısa süre içinde İslam dünyasına ulaştı. Özellikle Memlükler ve daha sonra Türkler, bu teknolojiyi hızla geliştiren toplumlar arasında yer aldı. Başlangıçta küçük patlayıcılar ve ateşli silahlar kullanılırken, zamanla top döküm teknikleri ilerledi ve İstanbul’un fethindede kullanılan çok daha güçlü silahlar üretildi. 13. ve 14. yüzyıllarda Moğollarla beraber Avrupa da barutla tanıştı. İlk dönemlerde kullanılan silahlar oldukça ilkel ve güvensizdi. Ancak Avrupalı mühendisler bu yeni teknolojiyi hızla geliştirdi.
Orta Çağ boyunca yüksek taş duvarlı kaleler neredeyse aşılmaz savunma yapılarıydı. Ancak barutlu toplar bu dengeyi bozdu. Orduların aylarca süren kuşatmaları güçlü toplar sayesinde güvenilirliğini ve korunaklığını kaybetti. Böylelikle hem askeri hem de şehir planlamaları değişmeye başladı. Barutun yayılmasıyla birlikte askerlerde değişti. Zırhlı şövalyelerin yerini giderek ateşli silah kullanan piyadeler almaya başladı.
Eskiden bireysel cesaret ve yakın dövüş becerisi ön plandayken, artık disiplinli birlikler, topçu birlikleri ve ateş gücü belirleyici bir hâle geldi. Kılıçların ve okların egemen olduğu çağ yavaş yavaş sona eriyor, dumanın, gürültünün ve patlamanın hâkim olduğu yeni bir dönem başlıyordu. Ve bu yeni çağın en çarpıcı sahnelerinden biri, birkaç yüzyıl sonra İstanbul surlarının önünde yaşanacaktı. İstanbul’un fetihi ile yeni bir çağın kapıları açılacaktı.

