"You Can’t See Me"
7. CM Punk vs John Cena – Money in the Bank 2011
Bu maç WWE tarihindeki en efsane, en unutulmaz maçlardan bir tanesidir. Hatta Dave Meltzer’dan 14 yıl sonra WWE’de 5 yıldız alan bir maçtı. Ancak bu maç Cena’nın en iyi maçı olmasının yanı sıra CM Punk’ın kariyerindeki en iyi maçtır aynı zamanda. Ancak bu sayımız Jhon Cena’ya hitaben olduğu için maçı Cena’nın perspektifinden ele alacağız...
Chicago’nun United Center’ına adım attığım o anı hâlâ unutamıyorum. Tribünler yıkılıyordu. Fakat bu bir zafer çığlığı değildi… Bana karşı yükselen bir öfke seliydi. Sanki arenaya değil, savaş meydanına giriyordum. Taraftarın yüzlerinde aynı şey yazıyordu, “Bu şehir Punk’ın şehri. Bu gece sen kaybedeceksin.” Ben John Cena’yım. Yıllardır sahnenin yüzüyüm. Ama bu maçta, sanki misafir değil de düşman gibiydim. Punk’ın WWE’yi terk etme ihtimali, o efsanevi “Pipebomb” konuşması… Bütün gözler üzerimdeydi. Eğer kaybedersem, şampiyonluk WWE’den çalınmış olacaktı. Eğer kazanırsam, milyonlar beni “Punk’ı susturan adam” olarak eleştirecekti. Bu maçta kazansam da kaybedeceğimi biliyordum ama bunu kabul ederek o ringe yürüdüm...
Zil çaldı. Arena çığlıklarla titriyordu. CM Punk! CM Punk! CM Punk! Duyduğum tek şey buydu. Benim adım ise yalnızca yuhalanırken yankılanıyordu. Yine de böyle anlarda odaklanmayı öğrendim. Punk’ın gözlerinin içine baktım. Orada öfke yoktu. Korku yoktu. Sadece istediği şeyi elde etmek için doğmuş bir adamın kararlılığı vardı... Maçın kritik bir anında STF’i kilitledim. Arena bir anda sessizleşti. Punk’ın nefesini hissettim. Bastırdım. Daha fazla bastırdım.Tam pes edeceğini sanıyordum ki… Köşeye doğru sürünmeye başladı. Seyirci delirdi. O an Punk’ın pes etmeyeceğini anladım. Bu adam, bu şehirde, bu atmosferde teslim olmayacaktı ve ipleri tutarak kurtuldu. İlk defa gerçek anlamda hissettim. Bu maç sıradan bir unvan savunması değil… bu bir tarih anıydı.
Artık maçın son bölümüydü. Vücudum yanıyordu. Punk’ın yüzünde o şeytani kararlılık hâlâ vardı. AA için son bir hamle yaptım… Ve Punk 3 sayıdan kurtuldu. Bu, kariyerimde nadir gördüğüm bir andı. Hatta o an içimden, “Bu adam gerçekten gitmek istiyor… ve giderse kemeri yanında götürecek.” diye geçirdim. Son anda Vince McMahon ve John Laurinaitis ringe yaklaştı. Önce anlamadım. Sonra fark ettim. CM Punk’a karşı screwjob yapmak istiyorlardı. Laurinaitis hakeme “zili çaldırın!” diye bağırırken hızla çıktım ringden… Ve ona çelme taktım. “Böyle kazanmak yok. Bu benim tarzım değil.” Ringin içine döndüğümde Punk beni karşıladı ve GTS! Hakem sayıma başladı. 1… 2… 3. Chicago patladı. Punk kemeri aldı. Ve seyircinin arasına karışıp gitti. O gece ben kaybettim. Ama şunu biliyordum. Eğer kirli bir şekilde kazansaydım aslında çok daha büyük bir kayıp olurdu. Evet… Punk kazandı. Ama ben kendime sadık kalarak kaybettim. Ve bazen bir adamın onurunu koruması, şampiyonluk kemerinden daha değerlidir.

