Japonya dan Çıkan Usta Akira Kurosawa

Dünya sinema tarihinin en etkili isimlerinden birisi olan Akira Kurosawa, modern sinemanın anlatım dilini kökünden değiştiren ve beraberinde Japon sinemasına büyük eserler kazandıran bir yönetmendir. Filmlerinde ahlak, adalet ve insanlık kavramlarını sürekli sorgulatır ve üzerine evrensel hikayeler anlatırdı. Kurosawa’nın etkisi bugün hâlâ Hollywood’dan Avrupa sanat sinemasına kadar hissedilmektedir.

Birinci Dünya savaşının çıkmasına dört yıl kala 1910 yılında Tokyo’da doğan Akira Kurosawa, gençlik yıllarında resim sanatıyla ilgilendi. Görsel kompozisyona olan hakimiyeti ve estetiği sayesinde ileride filmlerinde kullanacağı sinema dilinin temelini oluşturdu. Sanat eğitimini kullandıktan sonra 1936 yılında PCL stüdyolarında asistan yönetmen ve senaryo yazarı olarak sinema sektörüne girdi ve kariyerini başlattı. İlk yönetmenlik deneyimini 1943 yapımı Sanshiro Sugata ile gerçekleştirdi ve dikkatleri üzerine çekti. Asıl uluslararası çıkışını ise 1950 yılında çektiği Rashomon ile yaptı. Film, Japon sinemasını dünya çapında görünür hâle getirdi.

Görsel Anlatımı ve Temaları

Kurosawanın kamera kullanım tekniği kendi döneminin çok ötesindeydi. Kameranın sürekli hareket halinde kalarak aksiyon sahnelerindeki ritim anlayışı sahnelere özel bir hava katarak yeni bir soluk getirdi. Özellikle savaş ve çatışma sahnelerinde kullandığı çok katmanlı kadraj yapısı, bugün hâlâ örnek olarak gösterilmektedir. Çektiği filmlerin çoğunu ahlâki ikilemler, bireysel sorumluluk, aidiyet duygusu ve insan doğasının zayıflıkları üzerine kurgulamıştır. Aynı zamanda Dostoyevski ve Shakespeare gibi bazı batılı Rus ve Avrupa yazarların eserlerinide kendi Japon tarihine uyarlamıştır. Throne of Blood (1957) ve Ran (1985) bu yaklaşımın somut örnekleridir.

Ayrıca ressam olmasından kaynaklı olarak gelen görselliği sayesinde hava koşullarını çok iyi kullanarak atmosfer yaratmada oldukça başarılıdır.

İşbirlikleri ve Batı Sinemasına Etkisi

Kurosawa tekrar eden ortaklıklar kurmuş ve bu sayede aynı oyuncular ve teknik ekiplerle çalışarak kendine özgü bir sinema dili oluşturmuştur. Özellikle Rashomon, Seven Samurai, Yojimbo ve Throne Of Blood filmlerinde yanından hiç ayrılmayan ve ilk akla gelen isim Toshiro Mifune olmuştur. Mifune’nin enerjik ve vahşi oyunculuk tarzı, Kurosawa’nın dinamik anlatımıyla mükemmel bir uyum yakalamıştır. Ayrıca Takashi Shimura da  Seven Samurai ve Ikiru gibi daha dramatik filmlerindeki performansı ile sinema tarihinin unutulmazları arasına girmiştir. Kurosawa’nın atmosfer yaratımında önemli ve vazgeçilmez bir isim olan besteci Fumio Hayasaka ile de birçok filmde birlikte çalışmıştır. Özellikle ritmik kurgu ve dramatik müzik kullanımı, filmlerinin duygusal etkisini daha da etkili kılmıştır.

Akira Kurosawa yanlızca Japon sinemasını etkileyen bir isim değildir. Öyle ki Hollywood başta olmak üzere dünya sinemasında birçok yönetmene etki etmiştir. George Lucas yarattığı Star Wars evreninde ondan ilham almıştır. Sadece o değil Martin Scorse, Steven Spielberg gibi birçok yönetmen kendisinden ilham almıştır.

Ölümü ve Mirası

Malesef 1970'li yıllarda Kurosawa maddi ve psikolojik olarak zorlu dönemler geçirmiştir 1975 yılında Dersu Uzala oscar kazandı. 1995 senesinde sette ayağı kayarak düşen Kurosawa omurga tabanını kırdı. kendisi "eğer birgün ölürsem ölümüm sette olur" demişti. Ancak bu arzusu gerçekleşmedi. Omurgası ağır bir hasar aldıktan sonra 3 yıl boyunca yatağa mahkûm kaldı. 6 Eylül 1988 senesinde daha fazla dayanamadı ve 88 yaşında Tokyo'nun Segataya semtinde felç geçirerek hayata gözlerini yumdu. Hayatı boyunca hümanist bakışı ve “tüm insanlar acıyı paylaşır” anlayışıyla sinemanın etik boyutunu derinleştiren filmleri ve çekim teknikleri arkasında bıraktığı en büyük miras oldular.

Ödüller ve Onurlar

Bugün Kurosawa adına iki onur ödülü adlandırılmıştır. Japonya'ya hizmetleri için Fransa Hükümetinden Lejion d'honneur subayı ve İtalya Cumhuriyeti liyakat nişanı gibi bir dizi devlet nişanı almıştır. 1985 senesinde kendi memleketi Japonya tarafından Kültür nişanı verilmiş ve japonya'da bu nişanı alan ilk film yapımcısı olmuş ve Japanese Academy Awards tarafından özel onur ödülleri onun ismi ile onurlandırılmıştır. Aynı zamanda Japon sinemasını dünyaya açan bir yönetmen olarak da Japonyada kültürel bir takdir görmektedir. Akira Kurosawanın uluslararası alanda da kazandığı ödüller ve onurlar vardır bunlardan en önemlileri Rashomon ile Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülü, Akademi tarafından verilen Onur Oscar’ı, Cannes Film Festival ve Berlin International Film Festival ödülleri ve Dünya sinemasının en etkili yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmesi ve listeye alınması.

Filmografisi:

1940’lar

  • Sanshiro Sugata
  • The Most Beautiful
  • Sanshiro Sugata Part II
  • The Men Who Tread on the Tiger's Tail
  • No Regrets for Our Youth
  • One Wonderful Sunday
  • Drunken Angel
  • The Quiet Duel
  • Stray Dog

1950’ler

  • Rashomon
  • The Idiot
  • Ikiru
  • Seven Samurai
  • I Live in Fear
  • Throne of Blood
  • The Lower Depths
  • The Hidden Fortress

1960’lar

  • The Bad Sleep Well
  • Yojimbo
  • Sanjuro
  • High and Low
  • Red Beard

1970’ler ve sonrası

  • Dodes'ka-den
  • Dersu Uzala
  • Kagemusha
  • Ran
  • Dreams
  • Rhapsody in August
  • Madadayo

Öne Çıkan Üç Filmi

Rashomon: Gerçeğin farklı bakış açılarıyla nasıl değişebileceğini anlatan devrim niteliğinde bir yapım.

Seven Samurai: Epik anlatımı ve karakter derinliğiyle tüm zamanların en etkili savaş filmlerinden biri.

Ran: Shakespeare trajedisini samuray dünyasına taşıyan görkemli bir film.

Akira Kurosawa'yı tek bir cümle ile özetlemek gerekir ise; "İnsan doğasının karmaşasını epik görüntüler ve evrensel hikâyelerle dramatize eden bir yönetmen."