Gökyüzüne Açılan Hayal
6. Tarihin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen
Wright Kardeşler’in 1903’te başlattığı bu gökyüzü devrimi, kısa sürede tüm dünyaya ilham kaynağı oldu. İnsanlık artık sadece yeryüzüne değil, gökyüzüne de hükmedebileceğini biliyordu. Bu ilham, yalnızca erkek mucitleri değil; cesur ve vizyoner kadınları da etkiledi. Özellikle erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü dünyada, Atatürk’ün açtığı yolda gökyüzü hikâyesinin en özel ve unutulmaz kahramanlarından biri ise Sabiha Gökçendi, yani dünyanın ilk kadın savaş pilotu ve Türkiye’nin modernleşme sürecinin simge isimlerinden birisi.
Bir Cumhuriyet Kadını Olarak Gökçen
1913 yılında Bursa’da doğan Sabiha Gökçen, genç yaşta Mustafa Kemal Atatürk tarafından evlat edinildi. Atatürk, onun eğitime, özgürlüğe ve modern bilime olan ilgisini fark ettiğinde, ona dönemin en büyük cesaret testini ve imkanını sundu: “Uçmak ister misin, Sabiha?” Bu basit ama tarihe geçen soru, yalnızca bir genç kadının değil, tüm bir milletinde ufkunu değiştirdi.
Sabiha Gökçen, M.K. Atatürk’ün talimatı ile 16 Şubat 1926 tarihinde kurulan Türk Hava Kurumu’na bağlı olarak eğitim aldı. 1936 yılında Eskişehir Askerî Tayyare Mektebi’ni bitirdi ve kısa sürede Ülkemizin, Türkiye’nin ilk kadın pilotu oldu. Ancak bununla yetinmedi; savaş uçağı kullanarak dünyada bu unvana sahip ilk kadın savaş pilotu olmayı başardı. Uçuş eğitiminde olağanüstü bir yetenek gösteren Gökçen, Avrupa basınında ve Dünyada geniş yankı uyandırdı. Cesareti, özgüveni ve disiplinli çalışması, kadınların da bilim ve teknolojide ne kadar güçlü olabileceğini tüm dünyaya gösterdi ve kanıtladı.
1903’te Kitty Hawk’ta başlayan bu yolculuk, 1930’larda genç Türkiye Cumhuriyeti semalarında kadın bir pilotun süzülmesiyle bambaşka bir anlam kazandı. Wright’ların icadı, sadece uçuşu değil, eşitliği, özgürlüğü ve insan potansiyelini de gökyüzüne taşıdı bu sayede. Sabiha Gökçen, yaşamı boyunca 8 binden fazla uçuş yaptı, genç kadınların eğitimine destek oldu ve “gökyüzü korkulacak değil, keşfedilecek bir yer” diyerek tarihe geçti. Bugün, İstanbul’un ikinci büyük havalimanı onun adını taşıyor bu da onun mirasının, Wright Kardeşler’in mirasıyla birlikte hâlâ yaşadığının kanıtıdır.

